8 Eylül 2009 Salı

ATEŞİ SEVEN KÜL OLMAYA RAZIDIR...





Bir yangın yeridir düşler.
Gerçek olma arzusu taşıyan her düş, bir yangın yerine çevirir ruhunu insanın.
Ateşi fitilleyen duyguların hezeyanına kapılıp giderken telaşlı,
Bedenini titreten bir ürperti halini alır hissettiklerin.
Düşünceler ve kaygılı bekleyişler ortasında
Ateşe atılmanın panik durumunu da yaşarsın içten içe.

Sevdin onu.
Yürek burkuntularını anımsasan da sevdin onu.
Geçmişten miras kalmış korkular ve tereddütler her daim eşlikçin olsa da
Yine de güç buldun
Sevecek gücü.

Ve yine riskler alıyorsun
yine kanayacak diye korkuyorsun yüreğin
ve karşılıksız ve boşta kalacak diye ellerin.

Sevdin onu.
Bir daha olmayacak olanı oldurmak da insan doğasının bir anlaşılmazlığı işte.


zamansız yitirdik aşkı. ya çok erken geldi bilemezken değerini yada biz geç kaldık. ve yalnızlığın orta yerinde pişmanlıklarımızla kalakaldık... aşkın ötesinde bir tutku idi arayış içinde olduğumuz heyecanı yitik bir düş gibi söndü ellerimizde istediğimiz yok veremedik istenileni. ve tutku ateşinde kavrulurken kendimizi yeniden bulma şansını yakaladık. şimdi kayıp bir zamandayız sessiz ve dingin. yüreğimiz aç sevdaya ve bedenimiz aç tenin sıcaklığına...


Bir annenin dokunuşundakı sıcaklıkta öğrenmedik mi sevgiyi

ve sevgilinin dokunuşunda bulmadı mı anlamını AŞK, uzun bekleyişlerin ardından vuslata eren güzelliğiyle?

sevmek dokunmaktır...

sımsıcak bir dokunuş...

ve ateşi seven,

işte tam da bu nedenden ötürü,

kül olmaya razıdır...

OKTAY ÇAPAROĞLU

22,08,2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder